fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Aşk Sevgi AşKLaRıN En GüZeLi WWW.RUYAGİBİSESLİ.COM Aşk Sevgi AşKLaRıN En GüZeLi - Google Etiketleri Aşk Sevgi AşKLaRıN En GüZeLi, aŞk ŞaRKıLaRı, aŞk ViDeOLaRı, En GüZeL aŞk E-Kart ve aŞk Resimleri, aŞk WWW.RUYAGİBİSESLİ.COM Güzel Sözler Aşk Sözlerİ

adsiz2
ARTIK SEN VARSIN                 
Kendimden yoruldum
Sürekli maske takmaktan
İçim Kan ağlarken
İnsanlara gülmekten yoruldum
Çok sinirliyken bile
Sakin olma zorunluluğundan yoruldum
Hıçkırarak ağlamak isterken
Gözyaşlarımı içime akıtmaktan
Delice severken içimden dağlara denizlere
Hoyratça esen rüzgara toprağa kuşlara
Seviyorum diye haykırmak isterken
Susmaktan yoruldum
Mavinin her tonunda kaybolmak isterken
Siyaha esir olmaktan yoruldum
Kendimden yoruldum
Hep güçlü olmak ne zordurHep sorumluluk sahibi olmakHer zaman haklı olmak
Herseyi bilmek zorunda olmaRuhum yorulduÇoçukken genç olmakGençken olgun olmakÇok zor yoruldumÇabuk tükettim ömrümüYarınlarımı.....Umutlarımı.....Duygularımı.......Geridönüşüolmayan bir tüneldeyimOyunun adı hayatBaşrolde benyardımcı oyuncular sevgi, aşk, acı, geçmişSenaryokonusuHerseyeragmen Mutlu Olma SanatıVe oyun bitti..perdeler indi ışıklar söndüKendimden yoruldum.Artık tutunduğumGüvendiğimYanındayken kendmolduğumMasketakma ihtiyacı hissetmediğimAğlamak istediğimde özgürce ağladığımHaykırmak istediğimde sevgimiSınır tanımadan haykırdığımSen varsınArtık Oyunun ikici perdesiniaçtımHer yer ışıl ışılBaşak saçların deniz gözlerin umudumSenin sevgin yarınlarım
Kendimden yorulduğum yerde seni buldum................

UĞUR BAŞ-ÖLÜME 5 KALA YAZDIM BU ŞARKIYI
Gönülden Sevenler  
Bir gün sormuşlar ermişlerden birine, "Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?". "Bakın göstereyim..." demiş ermiş.

Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine derken, tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş. Arkasından da derviş kaşıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar. Ermiş: "Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz." diye de bir şart koşmuş. "Peki..." demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan.

Bunun üzerine "Şimdi..." demiş ermiş. "Sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe." Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa. "Buyrun" deyince, her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp, karşısındaki arkadaşına uzatarak içirmiş. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan.

"İşte..." demiş ermiş: "Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse, o aç kalacaktır. Ve kim arkadaşını düşünür de doyurursa, o da arkadaşı tarafından doyurulacaktır.


2jg43o0 ŞÜPHESİZ, HAYAT PAZARINDA DAİMA SEVGİYİ PAYLAŞANLAR KAZANÇTADIR ..  

Selda Bagcan-Beni Unutma

  WWW.RUYAGİBİSESLİ.COM SESLİ SOHBETİN TEK ADRESİ                       

                                          

lback2qc

                                                                                                                    

çekip gider misin ?                                               birbirimizihicbirakmayayq1

Ne kadar gitmek istesemde,
ardıma bakmadan bu şehri terk etmek istesemde.
Senin nefesin var bu şehirde,
her soluk alışımda yeniden bambaşka heyecenla doluyorsun içime.

Gitsem bulabilir miyim dersin ?
Bu kokuyu, bu ölümsüzlüğü ?

Gitsem kurtulabilir miyim gözlerinden,
yüreğimden söküp atabilir miyim seni ?

Ardıma bakmasam, uçsuz bucaksız yollarda kaybolur muyum ?
Kimsesiz yüreklerde kendime yeni bir sayfa açabilir miyim ?


Kapatsam gözlerimi, tutsam nefesimi,
o son soluğumda tutar mısın ellerimden ?
Kurtarır mısın beni sensiz ölümlerden ?

Kalbime bir hançer saplasam,
binlerce kez kurtarıcım olur musun ?

Gözlerimin buğusunu kaldırır mısın ?
Yeniden ve gitmemek üzere benim olabilir misin ?

Yoksa umursamadan arkanı dönüp, çekip gider misin ?

aklarmh8


 

                                                                                            

Aşk;yalnız bir operadır kış güneşinde dinlenen.

Aşk;bazen bir zaman hatasıdır.

Aşk; bazen kavuşamamak, adını karalamaktır kağıtlara.Uzun bir suskunluktur ya da durmadan ondan konuşmaktır.

Aşk; bir filmin, bir karesinde takılıp kalmak...Bazen tuhaf bir cesaretle meydan okumaktır.

Aşk; bazen nedenini bilmediğiniz bir duraksamadır.

Aşk; bir harabenin ortasında birşey bulup da ne yapacağını bilemeyen iki savaş çocuğu gibi kalmaktır.Eylül'ün toparlanıp gitmesini izlemektir.Bir bakış bile anlatmaya yeterken herşeyi kalbinizi dolduran duyguların kalbinizde kalmasıdır.

Aşk; canınızla beslemektir hüznün kuşlarını.

Aşk; vazgeçmektir gözlerinden.Geceleri ansızın nedensiz uyanmaktır uykularından, usul usul ağlamaktır.

Aşk; birgün anahtarın ters döneceğine inanıp ışığa kavuşmayı özlemektir.

Aşk; buralardan öylece çekip gitmek ve sonunda kendine bir gül vermektir.

Aşk;Acını içine alıp, göz damlalarını tutup, güçlü olmaya çalışmaktır..         kuzenimlj6

WWW.RUYAGİBİSESLİ.COM  Güzel Sözler Hikaye En Güzel Sözler Video Aşk Sevgi Hikaye Sözleri ...WWW.RUYAGİBİSESLİ.COM ADRESİMİZ BUYRUN SİZDE GELİN  aşkla ilgili en güzel şiirler we yazılar burda

WWW.RUYAGİBİSESLİ.COM       

 r_8jmpifyqs0z1u9v1trtk

Aşkımızı Öldürmeyelim

Geçen gün işten eve dönerken,genellikle kitap okuduğum halde o gün canım kitap okumak istemedi ve bende camdan dışarı bakmaya başladım, aslında gördüklerim hep aynıydı,tanıdık evler,tanıdık ağaçlar ve dükkanlar...sonra birden yoldan gecen araçların içine bakmaya başladım.Aslında onlarda tanıdıktı aracın içindeki insanlar genellikle yola bakıyorlardı ve birden bir şey fark ettim. Yanımdan geçen araçların içindeki insanların çoğu sadece dışarıya bakıyordu, şoför koltuğunda oturan adam sola bakarken yanındaki kadın da sağa bakıyordu, arka koltukta da, ya çocuk ya da eşyalar oluyordu ve bu insanların yaşları orta yaş civarıydı yani evliydiler ya da uzun süredir birlikteydiler, diğer taraftan birbirlerine bakarak ve konuşarak seyahat edenlerin ise ya flört eden ya da nişanlı belki de yeni evli çiftler olduğu anlaşılıyordu. İşte o an kafamda bir şimşek çaktı ve o günden sonra kitap okumayı bırakıp hep yolda yanımdan geçenlere bakarak tahmin etmeye çalıştım, kimler evli ya da uzun süreli beraberlik yaşıyor, kimler daha işin başında. Lütfen sizde yoldayken bir bakın, seyahat ederken önüne ya da camdan dışarı bakarak gidenlerin çoğu evli, ama konuşarak ve birbirlerine bakarak gidenlerin çoğu bekar ve işin daha çok başında. O zaman anladım ki, aşkı evlilik öldürmüyor aşkı uzun süreli beraberlikler ve yaşanan monoton heyecansız birliktelikler öldürüyor, işte o zaman kendi beraberliğime dışarıdan bakmaya çalıştım ve ne gördüm dersiniz. Hayatın akışına kapılmış, evden işe, işten eve koşuşturan, hayatında yeni hiç bir heyecanı olmayan ve çok uzun süredir gerçekten dolu dolu sohbet etmeyen, sadece çocuktan, işten ve sıkıntılardan konuşan, akşam yemekten sonra televizyon karşısına geçen ve kanepede (ayrı ayrı kanepelerde) uzanan bir çift gördüm. O gün kapıldığım dehşeti anlatmam oldukça güç, bize ne olmuştu, her şeyi unuttuğumuz, beraber olabilmek için bütün zorluklarına katlandığımız beraberliğimize ne olmuştu? Yaşadığımız heyecan nereye gitmişti? Nasıl bitmişti ve biz farkına varamamıştık? Sonra çevreme baktım ve diğer çiftlerinde bizim gibi olduğunu gördüm.İşin komik yanı insanlar bu hale gelirken, fark etmiyorlardı ve başkasının hayatının bu hale geldiğini anlattığınızda "vah vah" diyorlardı, oysa onlarda aynı durumdaydılar, sadece öyle bir şey yokmuş gibi davranıyorlardı. Herkes bir başkasının hayatına imrenir, İnternet te chatleşerek kaybettiği bu heyecanı bulmaya çalışır bir hale gelmişti. Birden eşimin de evdeyken çoğu zaman nete girdiğini fark ettim,ve gördüm ki ben onu ve aynı şekilde o beni sadece eşi olarak görmeye başlamıştı, işte o gün bu gidişe bir dur demeye karar verdim. Ama ne yapabilirdim, bununla ilgili dergilerde pek çok yazı olduğunu fark ettim, itiraf etmeliyim yapılan önerilerin pek çoğu uygulamada problem olan maddelerdi, ayrıca onları yaparsam başkasının elbisesini giymiş gibi olacaktım,ben kendi çözümlerimi bulmak istiyordum. Onlarında verdiği öğütleri baz alarak,oturdum ve kendimce bir acil durum planı çıkardım ve uygulamaya başladım. Öncelikle eşimle birlikte çocuğumuz olmadan baş başa yemeğe çıktık, itiraf ediyorum ilk denememiz biraz zor oldu, çünkü eskisi gibi konuşacak konu bolluğu yoktu, işten güçten ve çocuktan bahsetmemeye karar vermiştik, evde daha az tv seyretmeye onun yerine müzik eşliğinde sohbetler yapmaya başladık ve en önemlisi birbirimize karşı çok açık olduk, sohbetten sıkılan bunu diğerini kırmadan söylüyordu, aramızda zorlama olmamasına dikkat ettik. Baş başa sinemaya gittik ve bunu yıllar sonra yaptığımızı fark ettik, birbirimize telefondan mesajlar çektik, içimizden geldiği an ve geldiği gibi olmasına özen gösterdik ve birbirimiz için kendimize özen gösterdik, hafta sonları ben eşofmanlarımı üzerimden çıkardım, daha özenli giyindim, tıpkı flört ederken eşimin beni ziyarete geldiği günlerdeki gibi, eşimde hafta sonları tıraş oldu, daha özenli giyindi, deniz kıyısında hafta sonu yürüyüşleri yaptık,pamuk helva yedik ve sohbet ettik. Kısacası, eşimi sadece eşim olarak değil, sevdiğimiz insan olarak görmeyi ve onu yeniden sevmeyi öğrendim, bu gün ondan bir gün ayrı kalsam, eşimi yeniden özlüyorum, onunla küçük kaçamaklar yapmayı dört gözle bekliyorum ve artık eşim internette chat yapacaksa benimde yanında olmamı istiyor ve nete çok daha az giriyor .Bunları niye yazdığıma gelince, hiç bir şey için geç olmadığını düşünüyorum, birlikte olduğumuz kişinin değerini onu kaybetmeden fark etmeliyiz diye düşünüyorum ve kendimizi hayatın akışına kaptırıp sevdiklerimizi ihmal etmeyelim.

Genç Eş Ömrü Uzatıyor

r_wx4mdyj80ukbrp2xg9bv

Yeni bir araştırmaya göre, genç kadınla evlenen erkeğin ömrü uzuyor.

Telegraph gazetesinin haberine göre, Almanya'nın Max Planck Kurumu tarafından yapılan araştırmada, bir erkeğin erken ölme ihtimali, eşinin kendinden 15 ya da 17 yaş küçük olması halinde beşte bir azalıyor. Kendinden 7 ya da 9 yaş genç bir kadınla evli erkeğin de zamanından önce ölme riski yüzde 11 oranında azalıyor.

Yaşlı kadınla evlenen erkeğin ise erken ölme ihtimali bulunuyor.

Araştırmanın sonuçlarına göre, kadınların yaşlı ya da genç bir erkekle evlenmesinin benzer faydaları bulunmuyor. Kocaları kendilerinden 7 ve 9 yaş büyük ya da küçük olan kadınların erken ölme ihtimallerinin yalnızca yüzde 20 olarak tahmin edildiği araştırmada, yaş farkı arttıkça bu ihtimalin de arttığı kaydediliyor.

Bilim adamları, erkekler için yapılan tahminlerin, yalnızca en sağlıklı, en başarılı erkeklerin genç kadınları etkilediği yaklaşımı gibi doğal bir seçimin sonucu olabileceğini söylüyor.

Max Planck Kurumu sözcüsü Sven Drefahl, bir diğer teorinin, genç kadının erkeğe daha iyi bakabildiği ve bu sayede erkeğin ömrünün uzadığı olduğunu ifade etti.

Araştırmada, Danimarka'da 1990 ile 2005 yılları arasındaki ölümlerin incelendiği belirtildi.

wWw.RuYaGiBiSeSLi.cOm ARADIGINIZ HERŞEY BURADA  RESİMLERE TIKLA GİRİŞ YAP SOHBETE TIKLA GİR

seslichat